ZENGİNLER SEFAHAT İÇİNDE YOKSULLAR AÇLIKTAN KIRILIYOR! PDF
AddThis Social Bookmark Button

İşçi Demokrasisi Sayı74 Sayfa5Kapitalizmin krizi derinleşiyor, dev şirketler zarar üstüne zarar açıklamaya, kitlesel olarak işçileri kapı önüne koymaya başladılar.Her zaman olduğu gibi, kriz yoksulları vuruyor. Sistem kriz yaşasa da sermayedarlar servetlerini büyütmeye devam ediyorlar1. Buna karşılık dünyada açlık gün geçtikçe büyüyor.

NEO-LİBERALİZM TARIMI BİTİRİYOR

Uluslararası büyük sermayedarlar, IMF(Uluslararası Para Fonu) ve DTÖ(Dünya Ticaret Örgütü) gibi örgütleri aracılığıyla, neo-liberalizmi tüm Dünyaya yaymaya devam ediyorlar. Gıda üretimi de bundan nasibini alıyor. ABD ve AB, kendi gıda ürünlerine devlet desteği verirken, Türkiye, Arjantin gibi ülkelerden gıda ürünlerine koyduğu kotaları indirmesini istiyor2. Bu yüzden, gıda üreticisi dışardan ithal edilen ürün ile rekabet edemiyor. Büyük patronlar kendi üreticilerine destek verirken, neo-liberal politikalara zorladıkları ülkelerdeki gıda üreticilerine sağlanan devlet desteğinin kesilmesini istiyor. Büyük patronlar bununla da kalmıyor, hangi ürünün üretileceğine de karar veriyorlar. Örneğin Brezilya’ya, sen ABD iç pazarına soya fasulyesi yetiştir diyorlar.

DTÖ, dünya ticaretini düzenlemek için 1995 yılında kurulmuştu. Bu örgüt, büyük devletlerin, büyük sermayedarların örgütüdür ve bu örgütün tarım anlaşması, dünyanın en büyük gıda şirketlerinden birisi olan Cargill’in eski çalışanı tarafından hazırlanmıştır. Hatırlanacağı gibi, dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi, Türkiye’de de Cargill için özel yasalar çıkarıldı. Cargill’in fabrikası “özel endüstri bölgesi” ilan edildi.


Gelişmekte olan ülkelerde, yani ABD ve AB ülkeleri gibi büyük ekonomilere sahip olmayan ülkelerde, uluslararası dev şirketlerin önü gümrük vergilerinin düşürülmesi, tarıma verilen desteğin keksilmesi gibi yöntemlerle açıldı. Bunun sonucunda bu dev gıda şirketleri tekel haline geldiler3. Kendi üretimini gerçekleştiremeyen devletler, bu tekellerin fiyatlarına mahkum hale geldiler.

AÇLIK İNSANLARI İSYAN ETTİRİYOR

Artan gıda fiyatları ile birlikte, dünyanın bir çok ülkesinde insanlar sokaklara döküldüler. 30’dan fazla ülkede açlık yüzünden gösteriler yapıldı, hatta Haiti’deki gösteriler o kadar büyüdü ki hükümet yerle bir oldu. Açlık yüzünden gerçekleşen gösterilerde yüzlerce insan öldürüldü. Uluslararası büyük sermayedarlar kârlarını büyütürlerken, insanlar açlıktan isyan etme aşamasına kadar geldiler.

Gıda fiyatları, bize söylendiği gibi kuraklık ya da bir iki spekülatörün cambazlığı yüzünden artmıyor. Bunlar asıl nedenler değildir. Asıl neden Dünyanın hakimi olan büyük sermayedarların kâr hırsıdır. Patronlar, insanların açlıktan ölmesini umursamıyorlar, onları ilgilendiren tek şey para kasalarının ne kadar dolu olduğu.

 

AÇLIK YOKSULLARI VURUYOR

Her gün 25 bin kişi açlıkla ilgili nedenlerden dolayı ölüyor

800 milyon kişi yetersiz besleniyor

Yoksul ülkelerde insanlar gelirlerinin yarısını, kimi yerlerde ise yarısından da fazlasını gıdaya ayırıyor.

Gıda fiyatları 1945’ten bu yana en yüksek düzeyinde

 

 

AŞIRI TÜKETİM AÇLIĞI BÜYÜTÜYOR

ABD'de 15 yaş üzeri nüfusun yüzde 65'i obez ya da aşırı kilolu


Çin’in nüfusunun üçte biri obez ya da aşırı kilolu


İngiltere’de yıllık gıda israfı 20 milyar sterlin

 

 

BİYOYAKITLAR AÇLIĞI KÖRÜKLÜYOR

100 litrelik bir otomobil deposunu etanol ile doldurmak için 240 kg mısır gerekli


ABD’de mısır ekimi yapılan tarım alanlarının yaklaşık %30’u etanol üretimi için kullanılıyor

 

 

Dipnotlar:

1 2007 yılında Nestle 9,7 milyar dolar, Cargill 2,3 milyar dolar kâr elde ettiler. 2 ABD kendi mısır üreticilerine 10 milyar dolar destek verirken, AKP mısır üreticisi olan Cargill için nişasta bazlı şeker kotasını sürekli yükseltiyor, kendi pancar üreticisini baltalıyor.
3 Dünya gıda fiyatları, ABD borsalarında belirleniyor. Örneğin Dünya tahıl ticaretinin %85’i 6 büyük şirket tarafından kontrol ediliyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yazı Dizisi

TÜRKİYE İŞÇİ SINIFI TARİHİNE KISA BİR BAKIŞ (9)

1989-1991: HER YERDE DİRENİŞ, HER YERDE EYLEM
1989 yılına gelindiğinde, işçilerin gerçek ücretleri dibe vurmuş, yoksullaşma had safhaya ulaşmıştı. ANAP-Özal iktidarı süresinde hak kayıpları, 12 Eylül dönemini bile kat kat aşmıştı. Bu durum, kamu emekçileri(memurlar) ve öteki çalışanlar için de geçerliydi.  1989 yılı, 600 bin kamu kesimi çalışanının toplu sözleşme yılı olması yanında, ülke çapında yerel seçimlerin yapılacağı, dolayısıyla, siyasi iktidarın kamuoyu desteğinin test [ ... ]


Türkiye İşçi Sınıfı Tarihine Kısa Bir Bakış