“KÜRTLER ATEŞ GİBİDİR”* PDF
AddThis Social Bookmark Button

İşçi Demokrasisi Sayi70 Sayfa10DTP, kurulduğu günden beri hedef tahtasında. Genel seçimlere katılması dahi engellenmeye çalışılan DTP, sürekli olarak devlet baskısı altında tutuldu. Partinin her türlü kademesindeki insanları gözaltı, tutuklama ya da siyasi faaliyetini engelleyecek türden baskılarla karşı karşıya kaldılar. DTP’nin her açıklaması ya bir düzeyde çarpıtıldı ya da görmezden gelindi. Kürt sorununun demokratik yollardan çözümü için söylenen sözler dahil olmak üzere, DTP’nin siyasi söylemi hiçe sayıldı. Kürt Sorunu, Türkiye Devleti kurulduğundan beri süregelen, kökleri çok eskilere dayanan bir sorundur. Egemen sınıf, bu sorunun çözümü için bugüne kadar gerçekçi hiçbir adım atmamıştır. Sorunu ya görmezden gelmiş ya da üstünü örtmüştür. Tüm devlet, bu sorunun baskı ile devamı yönünde örgütlenmiştir. İnkâr ya da imha, bir devlet geleneği olarak kabul görmüştür.

DTP’Yİ KAPATMAK İSTİYORLAR

DTP üzerindeki baskılar devam ediyor. Kuzey Irak’a yapılan kara harekatını protesto eden DTP’liler hakkında soruşturma başlatıldı. Los Angeles Times’da yayımlanan bir röportajı nedeniyle, Batman Belediye Başkanı Hüseyin Kalkan 10 ay hapis cezasına çarptırıldı. DTP Genel Başkan Vekili Selma Irmak’a, Abdullah Öcalan'a 'Sayın' dediği için 2 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Milletvekili Sabahat Tuncel’in davası devam ediyor. Sabahat Tuncel hakkında 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılmıştı. DTP kongresinde genel başkanlığa seçilmiş olan Nurettin Demirtaş, askerlikten kaçmak için sahte çürük raporu aldığı gerekçesiyle hâlâ tutuklu bulunuyor. Nurettin Demirtaş hakkında, Avrupa Parlamentosu’nda yaptığı bir konuşmadan ötürü 5 yıla kadar hapis istemiyle dava açılmıştı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, DTP hakkında “devletin bağımsızlığı, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne yönelik eylemlerin odağı” olduğu gerekçesiyle kapatma davası açtı…

DTP KAPATILAMAZ

Kürtler, kendi taleplerini daha gür sesle yükselttikleri zaman, buna karşılık olarak daha çok baskı ile karşılaşıyorlar. Ancak, unutulmaması gereken bir şey var: Kürtler kendi hakları için mücadele etmekten vazgeçmiyorlar. mücadelenin seyri değişse de,kimi zaman geri adım atsalar da mücadele etmekten vazgeçmiyorlar. Hiçbir baskı yöntemi Demirci Kawa’nın ateşini söndüremiyor. Kürtler, siyaset sahnesine, kapanmış olan partilerinin yerine yenilerini kurarak devam ediyorlar. Kürtlerin siyasi partilerini yasaklamak-kapatmak yönündeki devlet eğiliminin bir an önce son bulması gerekir.

Kürt sorununu, DTP’yi dışlayarak çözmek mümkün değildir. Kürtlerin oylarıyla Meclis’e gönderdikleri vekillerinin siyaset yapmalarının önündeki engeller kaldırılmalıdır. Adli olmayan, siyasi olan bu sorunun çözümü için, siyasi yolların açılması gerekir. Bunun için ilk yapılması gereken, DTP’nin iradesine ve Kürtleri temsil gücüne saygı göstermekten geçer.


* Leyla Zana’nın Diyarbakır’da yaptığı konuşmadan alıntıdır.

 

Yazı Dizisi

TÜRKİYE İŞÇİ SINIFI TARİHİNE KISA BİR BAKIŞ (9)

1989-1991: HER YERDE DİRENİŞ, HER YERDE EYLEM
1989 yılına gelindiğinde, işçilerin gerçek ücretleri dibe vurmuş, yoksullaşma had safhaya ulaşmıştı. ANAP-Özal iktidarı süresinde hak kayıpları, 12 Eylül dönemini bile kat kat aşmıştı. Bu durum, kamu emekçileri(memurlar) ve öteki çalışanlar için de geçerliydi.  1989 yılı, 600 bin kamu kesimi çalışanının toplu sözleşme yılı olması yanında, ülke çapında yerel seçimlerin yapılacağı, dolayısıyla, siyasi iktidarın kamuoyu desteğinin test [ ... ]


Türkiye İşçi Sınıfı Tarihine Kısa Bir Bakış