İşçi Demokrasisi

MADEN OCAĞINDA İŞÇİ KIYIMI PDF
AddThis Social Bookmark Button

İşçi Demokrasisi Sayı 92(Ocak 2010) Sayfa 310 Aralık 2009’da Bursa’nın Mustafa Kemal Paşa ilçesinde özel bir işletmeye ait maden ocağında patlama meydana geldi. Metan gazının sıkışması sonucu meydana gelen grizu patlamasında, madende çalışan 19 işçi göçük altında kalarak can verdi. Yerin 250 - 350 metre altında kömür çıkaran işçiler, madene akşam vardiyasında çalışmak için girdiklerinde gökyüzünü son kez gördüler.

19 işçiye mezar olan madenin sahibi Nurullah Ercan patlamadan sonra kayıplara karıştı. Bir kaç gün sonra ise ortaya çıktı. Kendi açıklamasına göre olayın üzüntüsünden inzivaya çekilmiş maden sahibi. Çıkarıldığı mahkemede ise apar topar serbest bırakıldı. Serbest kaldıktan sonra gazetelere ilan vererek ölen işçilerin ailelerine 15 bin lira yardım edeceğini müjdeledi. Bu ülkede işçisini öldüren hiçbir patronun ceza almadığı gibi maden sahibi de cezalandırılmadı. 19 işçinin yaşamını yitirdiği madenin sahibi Nurullah Ercan tutuksuz yargılanacak. Sahibi olduğu maden ocağı ise 6 ay kapatıldı.

 

2006 yılında Balıkesir’de bir madende meydana gelen benzer bir faciada da 17 işçi yaşamından olmuştu.  Enerji bakanı kazadan sonraki açıklamasında "Bunlar maalesef madencilikte olagelen kazalar. Maalesef, bu madenciliğin tabiatı icabı olabiliyor” demişti.  Yani madene çalışmak için giren işçi asgari ücretin yanında ölümü de göze almalıydı. 

Maden kazaları bakanın söylediği gibi “maalesef olagelen, tabiat icabı” kazalar değildir. Önlenebilir kazalardır, en azından ölümler engellenebilir. Gerekli ölçümler yapılırsa, her vardiyada yeterli sayıda maden mühendisi çalışırsa, sağlık ve kurtarma ekipleri maden yakınında hazır tutulursa,  işçiler zorunlu mesailerde, kar uğruna köle gibi çalıştırılmazsa... Ancak bu basit önlemleri almak patronlar için maddi bir külfet olduğundan işçilerin hayatından çok daha değerlidir.  

Nitekim Bursa’daki madende işverene 3000 liraya mal olacak gaz ölçüm sistemi bulunmuyordu. Maden ocağındaki havalandırma yeterli değildi. Gerekli sayıda maden mühendisi, doktor, sağlık personeli, kurtarma ekibi yoktu. Dahası 19 işçiye mezar olan maden ocağı geçtiğimiz mayıs ayında devlet tarafından denetlenmiş ve eksiklikler bulunmuştu. Bilinçli olarak yapılan onca ihmal ve eksiklik varken bu faciaya kaza diyemeyiz. İşçiler kapitalist teröre kurban gitmişlerdir. Cinayete kurban gidenler yine işçiler olduğu için işveren hiç bir ceza almayacak. Kendisini sorgulayan mahkemeden çıkıp özel otomobiline sırıtarak binecektir. 

AKP hükümeti göreve geldiğinden bu yana olağanüstü boyutlarda iş cinayetleri meydana gelmiştir. Davutpaşa’da, Bursa’da, Tuzla’da katliam boyutlarına varan bu cinayetlere rağmen iş yasalarında iş cinayetlerini önleyici hiç bir değişiklik yapılmamış, aksine işçilerin örgütlenmesi önünde yeni engeller çıkmıştır. İşçilerin her hak arama mücadelesi şiddetle bastırılmış, hak arayan işçiler Tekel örneğinde olduğu gibi bizzat başbakan tarafından hapisle tehdit edilmiştir. Oysa 19 işçinin katili maden sahibi sırıtarak mahkemeden çıkmış  devlete kömür satan 2. tüccar olmaya devam etmektedir. 

Türkiye iş kazalarında dünyada üçüncü Avrupa’da ise birinci sıradadır. İşçi düşmanı hükümetin bu cinayetler için kılını kıpırdatmayacağı ise ortadadır. İşçilerin hayatları kardan başka bir şey düşünmeyen patronların insafına terkedilmiştir. Bu cinayetlerin son bulmasının yolu ise işçilerin örgütlenmesinden geçmektedir. İşçilerin örgütlendiği sendikalara işyerlerini denetleme yetkisi verilmelidir.  Her işçi kıyımında olduğu gibi Bursa’daki faciadan sonrada dillendirilen ihmal ve eksiklikler, bir sonraki faciaya kadar “maalesef” bir daha hiç anılmayacaktır.

 

 
TÜRKİYE İŞÇİ SINIFI TARİHİNE KISA BİR BAKIŞ (2)

article thumbnail

O DÖNEMDE İŞÇİ SINIFININ ADI YOKTU Cumhuriyeti kuran egemen yönetici sınıfa göre ülkenin halkı “sınıfsız, imtiyazsız kaynaşmış bir kütle” idi. Yani, “işçi” bir toplumsal  [ ... ]


TÜRKİYE İŞÇİ SINIFI TARİHİNE KISA BİR BAKIŞ (1)

article thumbnail

TARİHİMİZİ ÖĞRENELİM GİRİŞ: Türkiye işçi sınıfı genç bir sınıf. Bugün üretim sürecinde yer alanların, ancak üçüncü kuşak işçiler olduğunu söyleyebiliriz. Kaldı ki bu [ ... ]


ŞUBAT’TAN EKİM’E 1917 RUS DEVRİMİ (II)

article thumbnail

NİSAN TEZLERİ Lenin 3 Nisan’da sürgünden döndü. Bolşevik Parti’nin yüksek sesle ve kendi sesiyle konuşmaya başlaması bundan sonradır. Devrimin ilk iki ayı Bolşevikler için bir şa [ ... ]


ŞUBAT’TAN EKİM’E 1917 RUS DEVRİMİ (I)

article thumbnail

Şubat Devrimi’ni kadın işçiler başlattı. 23 Şubat’ta, Dünya Emekçi Kadınlar Günü adıyla tarihimize hediye edilmiş olan, ekmek talebiyle sokağa çıkmış, 8 saatlik işgünü ve dah [ ... ]


AÇILIMDAN KÜRT ÇOCUKLARINA TAŞ ATTIKLARI İÇİN HAPİS CEZASI ÇIKTI!

article thumbnail

KCK örgüt üyesi oldukları gerekçesiyle Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) üyelerine ve yöneticilerine dönük olarak başlatılan operasyon, gözaltı ve tutuklama dalgalarıyla arkası kesilme [ ... ]


“DÜN HALEPÇE BUGÜN KELEPÇE”

article thumbnail

Devletin tüm kurumlarının tam bir mutabakat içinde, “Kürt Açılımının” arkasında oldukları ilan edilmişti. Oysa DTP’nin Anayasa Mahkemesinin oybirliği ile aldığı karar ile kapat [ ... ]


EZİLENLER KENDİ “AÇILIMLARINI” YAPIYOR

article thumbnail

İktidar partisi AKP’nin adını “Açılımla Kandıranlar Partisi” olarak değiştirmek gerekiyor. Siyasi iktidar, emekçilerin, Kürtlerin, Alevilerin sorunlarına sahip çıkıyor görünüyo [ ... ]


Diğer Makaleler

Tekel direniş çadırları 78. günde toplandı

Danıştay'ın Tekel işçileri lehine verdiği karardan sonra, direniş çadırları toplandı. Mücadelenin nasıl devam edeceği merak konusu.

Danıştay Tekel işçisi lehine karar verdi

Danıştay Tekel işçisi lehine karar verdi