YEREL İŞÇİ MÜCADELELERİ DEVAM EDİYOR: BİRLEŞİK MÜCADELE GEREKLİ! PDF
AddThis Social Bookmark Button

İşçi Demokrasisi Sayi 90 Sayfa6Yerel yönetimlerin birleştirilmesi sebebiyle Esenyurt Belediyesi’ne aktarılan 16 Belediye-İş Sendikası’na üye işçi, AKP’li Belediye Başkanı tarafından önce sendika üyeliğinden istifaya zorlandılar. Sendikal örgütlülüklerine sahip çıkan işçiler, belediye tarafından yasadışı biçimde işten çıkarıldı. Geçtiğimiz ağustos ayından beri yaklaşık 90 gündür Esenyurt Belediyesi önünde mücadelelerini sürdüren işçilere polis de rahat vermiyor.

Esenyurt Belediyesi işçileri, her hafta Çarşamba günü saat 12:00 de Esenyurt Meydanı’ndan Belediye binasına kadar yürüyerek basın açıklaması gerçekleştiriyorlar. İşçiler bu yolla mücadelelerini Esenyurt halkının gündemine sokmaya çalışıyorlar. İşçiler geçtiğimiz ay, eylemlerini belediye tarafından el koyulan semt pazarı alanına sahip çıkan pazarcılarla da birleştirip, İstanbul Büyükşehir Belediyesi önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdiler. Haklı mücadelelerini, mahkemeye taşıyarak yasal yolla da sürdürüyorlar.

Belediyenin önünde mücadele eden işçiler, “İçerde bizi destekleyen arkadaşlarımız var ama işten atılma korkusu yüzünden, dışarıda bize selam bile vermeden geçiyorlar” diyorlar. Belediye yönetimi, dışarıda bize baskı yaparken içerde çalışan işçi arkadaşlarımızı da işten çıkarma tehdidiyle yıldırmaya çalışıyor. Pes etmeden mücadeleye devam edeceğini söyleyen işçiler, bütün emek ve kitle örgütlerini dayanışmaya çağırıyorlar.

IBM PATRONUNUN SENDİKA DÜŞMANLIĞI

IBM çalışanları yakın zamanda Tez Koop-İş sendikasında örgütlenerek, beyaz yakalıların örgütlenmesinde önemli bir örnek oluşturmuştu. Yeni görevlendirilen Genel Müdür Michel Charouk tüm çalışanları sendikadan istifa etmedikleri durumda işten çıkaracağı tehdidini yayarak, işçileri sendikadan istifaya zorladı.
IBM’deki sendikal örgütlülüğe karşı alınan bu tutum karşısında hem IBM çalışanları hem de onlara destek olan çevreler, IBM önünde bir protesto eylemi gerçekleştirdiler. Yapı Kredi Plaza önünde eylem yapan işçiler, “IBM'de sendika düşmanlığına son”, “Micheal Charouk sendikamdan elini çek” yazılı dövizler taşıdı. “Baskılar bizi yıldıramaz, Birleşe birleşe kazana-cağız, İşçilerin birliği sermayeyi yenecek” sloganlarını attılar.

MİGROS’TA SENDİKA DÜŞMANLIĞI

Geçtiğimiz günlerde Nakliyat-İş Sendikası’na üye olmaları nedeniyle Migros Depo’dan atılan işçiler, Migros’ta yaşanan işçi kıyımına karşı mücadele başlattı.

Migros Depo’nun taşeron firmaları olan, Koç Holding’e bağlı taşeron Zer A.Ş.’den 14 işçi, MBM’den 3 işçi ve STFA’dan 3 işçi, personel fazlalığı ve organizasyon değişikliği neden gösterilerek işten atıldı. İşçilere göre işten atılma nedeni, başlatılan sendikal örgütlenme. Migros Genel Müdürlüğü önünde oturma eylemi yapan işçiler, bir basın açıklaması yaparak, mücadele kararlılıklarını gösterdiler.

İşçiler uzun soluklu hak mücadelelerine imza atıyorlar. Bu sürede birçok işçi ve ailesi ücret alamadıkları için büyük bir ekonomik sıkıntının içine giriyor. Tüm ekonomik ve toplumsal baskıya rağmen işçiler, onurlu bir hayat için mücadeleye girişiyor. Bu mücadelelerin etkili olabilmesi için hem ulusal hem de uluslararası düzeyde birleşik bir mücadeleye ihtiyaç var.

BİRLEŞİK MÜCADELE VE PERSPEKTİF SORUNU

Son bir yıl içinde birçok yerel işçi mücadelesi yaşandı ve sönümlendi. ATV işçilerinin grevi ertelenince eylemlerine son verdiler. Sinter işçileri arasında bölünme oldu ve bir kısmı işbaşı yaptı. Kurtiş ve Entes gibi işyerlerinde çok az sayıda işçi (örneğin Entes’de 1 işçi) mücadeleyi sürdürdü. IBM deneyimi bir canlılık getirdi ve o da şube ile işçi temsilcisi arasında yaşanan sorunlar sebebiyle yalnız kaldı. Şimdi Esenyurt Belediye işçileri eylemde.

Bu yerel eylemler (örneğin Sinter Ümraniye’de ve belediye işçileri Esenyurt’ta) hem mesafe ola-rak hem işkolu açısından hem de mücadeleleri birleştirme perspektifi bakımından bir hayli birbirinden uzak.

İşten atılmalara ve grevlere sahip çıkmak üzere Yıldız Teknik Üniversitesinden atılan öğrenciler de en başından beri bu sürecin içinde “birlikte mücadele” fikrine sahip çıkmakla birlikte, siyasal grup eksenli bir tutum takınarak “birlik” fikrinin genişlemesine olanak vermiyorlar.

Son bir girişim, Demokrasi İçin Birlik Hareketi (Çatı Partisi Girişimi) çevresinden geldi. Haber-İş 1 Nolu Şube Genel kurul’unda yaşanan sorunlar üzerinden yeni bir sendikal hareket tartışması başlattı. Bir grup sendikacı, sosyalist “Sendikal Özgürlük Hareketi” adıyla yeni bir girişim oluşturdu. Hatta ilk etkinliğini de Tez Koop İş 5 Nolu şubeden bağımsız olarak IBM önünde (şubenin yapacağı basın açıklamasından bir gün önce) basın açıklaması yaparak başlattı.

Kısaca özetlemeye çalıştığımız ve bir hayli karışık olan sürecin netleşmesi gerekli ve bunun ilk adımı her hangi bir işyerinde ya da devam eden mücadeleler içinde, işçilerin başarılı bir deneyim yaşaması olacak. Bu deneyim de şimdilik (mevcut yerel hareketlerin zayıf ve dağınık olması sebebiyle) işverene karşı mücadele içinden değil, belki de sendikaların bürokratikleşmiş yapılarına karşı verilecek mücadeleler içinden gelişerek gelecek. Yani Haber-İş 1 Nolu şubenin mahkemelik olan genel kurulundan, Tez Koop -İş içinden veya Hava-İş Genel Merkezinin 11-12 Aralık’ta gerçekleşecek genel kurulundan sonra yeni bir canlılık ortaya çıkabilir.

Bilinçli işçiler ve sosyalistler belirli bir gücü toparlamadan, yerel mücadeleleri birleştirmeden ve merkezileştirmeden, grup çıkarlarını dayatmadan birleşik mücadelenin mimarları olamazlar.

 

 

Yazı Dizisi

TÜRKİYE İŞÇİ SINIFI TARİHİNE KISA BİR BAKIŞ (9)

1989-1991: HER YERDE DİRENİŞ, HER YERDE EYLEM
1989 yılına gelindiğinde, işçilerin gerçek ücretleri dibe vurmuş, yoksullaşma had safhaya ulaşmıştı. ANAP-Özal iktidarı süresinde hak kayıpları, 12 Eylül dönemini bile kat kat aşmıştı. Bu durum, kamu emekçileri(memurlar) ve öteki çalışanlar için de geçerliydi.  1989 yılı, 600 bin kamu kesimi çalışanının toplu sözleşme yılı olması yanında, ülke çapında yerel seçimlerin yapılacağı, dolayısıyla, siyasi iktidarın kamuoyu desteğinin test [ ... ]


Türkiye İşçi Sınıfı Tarihine Kısa Bir Bakış